TURİSTİK YERLER

                                                                    MUDURNU
Mudurnu İlçesi eski Türk evleri bakımından önemli bir özelliğe sahiptir.Türk sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri ise Armutçular Konağı ve Keyvanlar Konağıdır. Yöresel ev yemeklerinin tanıtıldığığı konaklardan oda kiralamak,da mümkün.İlçe sınırlarındaki Abant Gölü, Sülük Gölü, Karamurat Gölü, Şeyh-ül Ümran Tepesi (Şeyh-ül imran bayramı temmuz ayının ilk haftası yapılır) görülmeye değer yerlerinden olup tüm Mudurnu'yu kuş bakışı izleme imkânı sunar.
                                                 
 GÖYNÜK ( DİYAR-I AKŞEMSETTİN )
1453 yılında İstanbul’un Fethinde, Fatih Sultan Mehmet Han Hz’nin Hocası Akşemseddin Hz’leri olup, Fetihte büyük katkısının olduğu da tarihe geçmiştir. Bu Büyük Veli Akşemseddin Hz’leri Eyüp Sultan Hz’nin Kabrini bulmuş ve Pastörden asırlarca önce Mikrobu keşfetmiştir. Fetihten Sonra Devlet İşlerinden elini Çeken Akşemseddin Hz’leri Göynük’e yerleşerek, 15 yıl burada yaşamış ve Göynük’te vefat etmiştir. Bu Büyük Zat’ın Türbesi Göynük’dedir. Bununla birlikte Büyük Velilerden Debbağ Dede Hazretleri ve Ömer Sıkkıni Hz’nin Türbeleri de Göynük’te bulunmaktadır.1923 yılında Kurtuluş Zaferi anısına İlçenin Hakim tepesine Zafer Kulesi inşa edilmiştir. Halen bu kule tarihi anıtsal yapı olarak korunmaktadır. Her yıl Mayıs ayının son haftası ilçede Akşemseddin Hazretlerini Anma günü Etkinlikleri düzenlenmektedir.

ABANT
Abant Gölü çam ve köknar ağaçlarının baskın olduğu bir Tabiat Parkı içinde, yaklaşık 1350 metre yükseklikte bulunan ve alanı 125 hektarı bulan bir heyelan set gölüdür. En derin yeri 18 m'dir. Gölden çıkan ve Abant Alabalığı olarak bilinen balık literatüre Salmo trutta abanticus olarak girmiştir. Göl birkaç kaynak suyu, iki-üç kısmen devamlı olan akarsu ve özellikle de kar ve yağmur suları ile beslenmektedir. Gölün etrafında oteller ve restoranlar mevcuttur.

ANKARA-BEYPAZARI
Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan tımarlı sipahi merkezleri'nden birisi olan Beypazarı, yöredeki sipahi beyine ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden Beğ Bazarı diye adlandırılmıştır. Beypazarı konakları ile meşhurdur. Genellikle iki ya da üç katlı olan konaklar yapılırken işlevsel ve kültürel detaylarla bezenmişlerdir. Bu evler zemin katları taş, üst katları ahşap iskelet içine ahşap veya kerpiç dolgu sistemi kullanılarak inşa edilmiş.

TARAKLI
 En az Safranbolu evleri kadar ayakta kalabilmiştir. Üstelik Taraklı konakları Safranbolu’dan farklı olarak yemyeşil bir doğanın içinde yer almaktadır. Hıdırlık Tepesi ve Taraklı Hisarının yamaçları ile bu iki tepe arasındaki vadide kurulu, Taraklı’ya, Göynük cihetinden gelen dere de ayrı bir güzellik katmaktadır. Tarihi evlerin bazılarının 3 asrın üzerindedir. Bu evlerin genel karakteristiği Osmanlı şehir dokusunu oluşturan üç katlı ev biçimidir.

0 yorum:

Yorum Gönder